DİYEMESEM DE ALLAH BELANIZI VERSİN #DENEME

Sıkıştım kaldım kendi adıma. Hareket kabiliyetim zayıfladı son zamanlarda. Yırtarak çıkmak istiyorum bedenimden artık. Benden büyük güçlerle baş edemiyorum tek başıma.
Kaldıramıyorum olanları, bırakıyorum diyorum her şeyi; tamam, benden bu kadar diyorum, ama bir şeyler dürtüyor. Hayır, diyor yazacaksın. Yoksa delirtirim seni, ölüme bile güler hale getiririm. Ahmak yaparım seni, ölenleri sınıflandırasın diye. Mantıktan yoksun bırakırım; kadın, erkek, çocuk, trans, eşcinsel, dindar, ateist demeden yakılan, bıçaklanan, öldürülen herkes için ‘iyi olmuş’ dedirtirim sana yazmazsan diyor.
Korkudan yazıyorum. Delirmemek için. Gazete okumayı, haber izlemeyi yıllar önce bıraktığım halde her şeyi öğrenip, sadece öğrenmekle kalmak istemediğim için yazıyorum. Şimdilik elimden gelen bu. Yazdıklarımın siyah bayrakları fikren, bedenen ucundan kenarından tutmuş geri zekâlılara ulaşmadığından eminim. Ulaşsam bile beni anlamaya çalışmak yerine, kendilerinden geçmek için büyük bir iştahla kanımı akıtacakları kesin. Beni anlayanların yazdıklarımı okuyup, başlarını aşağı yukarı sallaması önlemiyor olanları. Bu toplu hüznü yok etmiyor.
Sıkışmışlık hissi geldiği gibi gitmiyor. Bu hayal perdesinin kapanmasını istiyorum bir an önce. Meğer olanların hepsi bir rüyaymış da kavuşmayı dilediğim yerde gözlerimi açmışım. Etrafımda sevdiklerim. Ölmemişler aslında, yaşıyorlarmış. Sıkıntılı rüyamı görürken tebessüm ederek izlemişler benim rahatsız kıvranışlarımı.
Çünkü bütün bu olanlar gerçek olamaz. Gerçek olmamalı. Dişlerini kürdanlarıyla temizlerken önlerindeki düğmelere basarak sıradan hayatları karartıyor olamaz bizim insan dediğimiz şey. İlla İlluminati benzeri şer odakları olması gerekmiyor düşününce. Kötülük hemen yanı başımızda. Komşumuzda bile ortaya çıkabilir. Kendi içimizde sadece seyreden, çıt çıtlamaktan başka bir şey yapamayan bir kötü yok mu?
İnsanoğlu ektiğini mi biçiyor gerçekten? O çocuklar da zamanında yaptıkları kötülükler yüzünden mi hunharca öldürüldü. Ya o düğüne gidenler? Hepsi birden, 50’sinin tamamı da kirli oyunlar mı oynamıştı? Üvey annesinin elinden tesadüfen kurtulan çocuğu hatırlayanınız var mı? O çocuk da birilerini kirli emellerine alet mi etmişti?
Gerçek olamaz bu anlayamadığım karanlık. Mutlaka sitayişle andığımız anlardan birinde, belirsiz bir güç tarafından topluca uykuya yatırılmış olmalıyız. Hepimize birden aynı kâbus gösteriliyor. Ne tepki vereceğimizin ölçüldüğü bir sosyal deneyin parçasıyızdır kesin.
Birlik olmak diye bir şeyden bahsediliyor. Olan bitene acı dolu gözlerle bakanlar bile birlik olmayı beceremiyor. Vay efendim o çocuğa üzüldünüz ama zamanında Suriyelilere gelmesin dediniz. Demişse demiş arkadaş. Niye kurcalıyorsunuz? Niye illa bir ikilik yaratmaya çalışıyorsunuz. Bırakın artık bu ‘benim savunduğum fikir en muhteşem fikir’ saçmalığını. Zihninizin bir yerinde dursun; insanın olduğu yerde mükemmellik yoktur. Mükemmellik olan yerde insan barınamaz. Dudaktan çıktığı anda rüzgâr olup giden kelimeleri bir gün yeri gelir de karşı tez geliştirmek için kullanırım diyerek beyninizin kıvrımlarında saklamaya devam ettiğiniz müddetçe çoktan birlik olmayı becerebilmiş şer; kapınıza kadar ölüm kusmaya devam edecek. Eğer güneş henüz tamamen batmamışken aklımızı başımıza almazsak cenazemizi kaldıracak kimsemiz kalmayacak.


Yorumlar