MEA MAXIMA CULPA-BENİM BÜYÜK HATALARIM #DENEME

Sıcak. Uyunacak zaman değil. Düşünmek lazım, bir çıkış yolu bulmak lazım. Ama sıcak. Eritiyor damla damla hücrelerimi. Bardak bile terliyor.
Dayanamıyor, içindeki anasonlu sıvının buzu eritmesine. Bir dikişte bitirebilenlerden değilim. Ağır ağır içiliyor bu meret. Sadece bir eriği emerek koskoca kadehi yuvarlayanlar var bir de. O kadar ağır da değilim. Türkülere eşlik ederim bak. Mühür gözlüm seni elden derim mesela, ama sesim yükselmez, içimden kıskanırım seni elden. Zihnimde Neşet Ertaş gibi gôynûm demeyi becerebildiğim için asla gönlüm demem.
Neyse ki; becerebildiklerim de var. İçince sapıtmam mesela. Sınırımı bilirim. Rezalet çıkmaz benim yüzümden. Güzel de severim. Sevince de için için yanarım. Fakat yakar bitiririm kendimi. Sözler rüzgâr gibi uçup gidiyor diye gözlerimle anlatmaya çalışırım olan biteni.
Kalbimin iki tarafına da ışık vursun bundan böyle. Bir taraf nurdan ötürü parlarken, diğer taraf kalmasın karanlıkta. Hem sağımdan hem solumdan vursun ışık. Beynimin sağ yanını birine, sol yanını bir başkasına emanet edeyim. Biri omzumda oturup hangi parka gideceğimizi göstersin, diğeri elimden tutup götürsün o olmayan ülkeye. Rakının yanına iliştirdiğim su gibi; biri olmadan öbürü mahzun kalsın. İkisi de yerli yerindeyse yudum yudum içime çekebileyim.
Özür dilerim kendimden. Hayal kurmayı yasaklamıştık kendimize. Bir an için unuttum. Daha kendime verdiğim sözleri tutamıyorken, ileride yaşanacak yıllar için garanti isteyenlere nasıl söz verebilirim ki? Yok arkadaş! Olmuyor işte; evet, beceriksizim, evet, bütün olanlar benim suçum. Bu kolpa hayatın tek sebebi;  mea maxima culpa. (Benim büyük hatalarım) Diğer yandan kime ne ettiysem hak etmiştir. Kendim de dâhil. Etrafımda olan bitenleri çayımı yudumlayarak izledim. Kılımı bile kıpırdatmadım bazen. Neden mi? İnançsızlığım yüzünden. Neye yorarsanız yorun. Bu zamana kadar anladığım bir şey var; tek gerçek ‘şimdi’ ve şimdimin pek öyle çekilir bir tarafı yok.

Oğuzların Kayı boyuna mensup, şanlı tarihimizi altın harflerle yazan, gözüpek, yiğit atalar gibi yaşamadım geçmişimde. Şimdi ne ekiyorsam, gelecekte onu biçeceğimi de gayet iyi biliyorum. Sebeplerin tüm sonuçlarını görebildiğim gibi, bazı sebeplerin neler olduğunu da biliyorum. Sonuçta ‘şimdi’ o gümüş sıvı, bardağı terletiyor ve benim bir küp daha buz koymaktan başka yapabileceğim bir şey yok. Eriyip yok olacağını bile bile.

Yorumlar